Güncellenme Tarihi: Şubat 20, 2025
İstinaf dilekçesine cevap dilekçesi verme işlemi, HMK madde 347 ‘de düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre;
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
İstinaf dilekçesine cevap
MADDE 347- (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur.
(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren
mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.
İstinaf Dilekçesine Cevap Verme Süresi Nedir?
İstinaf dilekçesine cevap verme süresi iki haftadır. Süre, istinaf başvuru dilekçesinin tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348. Maddeleri saklıdır.
Katılma Yolu İle Başvurma
HMK Madde 348 – (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.
İstinaf Dilekçesine Cevap Verilmezse Ne Olur?
İstinaf dilekçesine cevap verilmezse, yapılan itirazın kabul edildiğine karar verilir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ (HUKUK) 2025
Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar için istinaf cevap dilekçesi örneği aşağıda sunulmuştur.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak Üzere
İSTANBUL … SULH HUKUK MAHKEMESİNE
Dosya No :
Karar No :
İSTİNAF DİLEKÇESİNE
CEVAP VEREN DAVACI : İsim, Soy İsim, T.C. Kimlik Numarası, Adres
VEKİLİ : Av. Emre ACUN
İSTİNAF EDEN DAVALI : İsim, Soy İsim, T.C. Kimlik Numarası, Adres
VEKİLİ :
KONU : Davalının istinaf başvurusuna cevaplarımızın sunulmasıdır.
TEBLİĞ TARİHİ :
CEVAPLAR :
Sayın mahkemece yukarıda esas numarası yazılı dosyada, tarafımıza … tarihinde tebliğ edilmiş … tarihli gerekçeli karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvuru dilekçesi tarafımıza … tarihinde tebliğ edilmiştir. İlgili istinaf başvurusuna karşı işbu dilekçe ile cevaplarımızı süresi içinde sunuyoruz. Yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup, istinaf talebinin reddi gerekmektedir. Şöyle ki;
Karar Özeti:
Davacı taraf olarak ikame ettiğimiz izale-i şuyu davamızın kabul edilerek, davaya konu mesken niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan iştirak halinde mülkiyet şeklindeki ortaklığın umuma açık şekilde açık artırma yoluyla satış suretiyle giderilip dosyanın Satış Memurluğuna gönderilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Eden Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Özetle:
Davalının istinaf başvurusu, Mahkemenin, yargılamanın … tarihli celsesinde tesis ettiği tefrik kararı ve bu tefrik edilen dosyada verilen yetkisizlik kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Yine davalı taraf, vekalet ücretine hükmedilmesinde de yasaya aykırılık olduğunu iddia etmiştir.
İş bu hukuki dayanaktan yoksun iddialarla yapılan istinaf başvurusu sadece yargılamayı uzatma amaçlı olup HMK Madde 351 uyarınca kötü niyetle istinaf yoluna başvurulması niteliğindedir. Nedenlerini somut vakıayı ve tarafların yargılama sürecindeki taleplerini de ortaya koyarak izah etmek gerekirse;
Davalı Tarafın İstinaf Kanun Yoluna Kötü Niyetle Başvurduğunun İzahatı ve İspatı
İstinaf eden davalı taraf, … tarihinde dosyaya sunduğu beyan dilekçesinin talep kısmında ”Netice ve talep : … ilçesinde bulunan gayrimenkuller yönünden dosyanın tefrik edilerek Yetkili ve Görevli … Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini arz ve talep ederim.” şeklindeki beyanıyla ve yine Mahkemenin tefrik kararını tesis ettiği celsesinde ”Önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, usul ekonomisi bakımından dosyanın tefrikini talep ediyoruz” şeklindeki talebiyle, tekrar ve tekrar dosyanın tefrik edilmesini ve yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir. İstinafa başvuran davalı taraf yargılama boyunca defaatle dosyanın tefrikini talep etmiş olmasına karşın, Mahkemenin tesis ettiği tefrik kararının istinaf sebebi olarak sunulması kötü niyetin ispatı niteliğindedir. Bu noktada kötü niyetle istinaf yoluna başvuran davalı taraf hakkında HMK Madde 351 hükmü uygulanmalıdır. Öyle ki taraflardan hiçbiri, yetkisizlik kararına karşı herhangi bir kanun yoluna da başvurmamışlardır. Bu noktada TMK 2. Maddesi ve HMK 351. Maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmektedir. Zira TMK m.2 gereğince ”Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” ve HMK madde 351 uyarınca ”İstinaf başvurusunun kötü niyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır.”
Mahkemenin Tefrik Kararı ve Diğer Kararları Hukuka Uygun Olup, Yargılama Süreci Usul ve Yasaya Uygun Bir Biçimde Yürütülüp Karara Bağlanmıştır.
Sayın Mahkeme; yargılamada tarafları dinleyip dosya içeriğini inceledikten sonra ve tefrike ilişkin muvafakatimizi de alarak; tarla, arazi, kat mülkiyeti gibi çeşitli niteliklerdeki gayrimenkullere ilişkin tüm ihtilafın İstanbul Adliyesi’nde görülmesinin yargılama süresini çok uzatacağını ve sürekli başka ilçeye yazılacak talimatlarla hukuki işlemler gerçekleştirileceğinden dolayı yapılacak usuli işlemlerin gereğinden fazlaca artacağını, davada sadece 1 adet gayrimenkulun İstanbul İlinde bulunması nedeniyle diğer taşınmazlara ilişkin ihtilafın taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinde görülmesinin HMK Madde 30’de düzenlenen ‘usul ekonomisi ilkesi açısından’ daha uygun olacağını belirterek ve Anayasanın. 36. ve 141. Maddeleri gereğince ‘makul sürede yargılanma hakkının’ da ihlal edilmemesi adına HMK Madde 167 uyarınca dosyanın tefrik edilmesi yönünde karar vermiştir.
Bu yönüyle Sayın Mahkemenin kararında herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu değildir. Şöyle ki;
Adil yargılanma hakkının bir unsuru olan makul sürede yargılanma hakkı, Anayasanın 36. ve 141. maddeleri kapsamında hükme bağlanmış olup, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” şeklinde ifade edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi birçok emsal kararında yargılamaların makul sürede sonuçlanmamasının A.Y. m. 36 ve 141’e aykırılık teşkil ettiği sebebiyle Anayasal bir hak ihlali olduğuna karar vermiştir. Yine HMK madde 30′ da usul ekonomisi ilkesi ”Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” ifadesiyle düzenlenmiştir. HMK m.167 uyarınca ”Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, ….” dosyaları tefrik edebileceklerini hüküm altına almıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler neticesinde Mahkemenin usul ekonomisi ilkesini ve makul sürede yargılanma hakkını ihlal etmemek adına tefrik kararı vermesi tümüyle hukuka uygundur.
Hissedarların çoğunluğunun ikamet yerleri değerlendirildiğinde, … bulunan taşınmazlar yönünden davanın … görülmesi hissedarların AİHM ve AYM’de adil yargılanma hakkının ön koşulu olarak ele alınan ‘Mahkemeye erişim haklarını’ da kolaylaşacağı açıktır.
Mahkemece Hükmedilen Vekalet Ücreti Hukuka Uygundur.
Son olarak vekalet ücreti hususunda ortaklığın giderilmesi davalarında vekalet ücretinin paydaşlara, payları oranında yükletilmesi hukuka uygundur.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2021/339 K: 2021/1122 T: 22.02.2021)
”Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderlerinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekmektedir.”
Yukarıda sayılan tüm hukuki sebeplerle davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : HMK, TMK, T.C. Anayasası ve diğer ilgili Mevzuat
NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlerle:
- Yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesine,
- Vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa tahmiline,
- Kötü niyetle istinafa başvuran karşı tarafın HMK Madde 351 uyarınca ve 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine karar verilmesini, saygılarımızla ve vekaleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Emre ACUN
(e-imzalıdır)
Her türlü hukuki sorununuzda WHATSAPP aracılığıyla bizlere hemen ulaşabilirsiniz.
ACUN HUKUK VE DANIŞMANLIK
Av. Emre ACUN
UYARI: Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Emre ACUN‘a ait olup, izinsiz olarak kopyalanamaz ve yayınlanamaz. Ancak okuyucularımızın, makale ve diğer içeriklerimizi dilekçelerinde kullanmaları serbesttir.




