Tazminatımı Alamıyorum Nereye Başvurmalıyım?

tazminatını alamayan işçi ne yapmalıdır?

Güncellenme Tarihi: Ocak 7, 2026

İş ilişkinin kurulması, sürdürülmesi, bitmesi süreçlerinde işçi ile işveren arasında uyuşmazlıkların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Özellikle iş sözleşmesinin sona ermesi aşamasında bu uyuşmazlıklar gündeme gelmektedir. Bu nedenle bu konu işçinin korunması amacını güden iş hukuku sisteminde ayrı bir önem taşımaktadır. Tarafımıza sıkça sorulan tazminatımı alamıyorum nereye başvurmalıyım sorusu bu uyuşmazlıkların en yaygını olan tazminat alacaklarının ödenmemesi konusuna işaret eder.

İşçinin işten çıkarılması ile birlikte bir çok tazminat hakkı doğmaktadır. Bu tazminat hakları işten çıkarmanın neden ve nasıl gerçekleştiğine bağlı değişmektedir. Ancak tarafımıza sıkça iletilen “tazminatımı alamıyorum nereye başvurmalıyım” sorusunda bahsi geçen tazminatlar kıdem ve ihbar tazminatlarıdır. Bu nedenle yazımızda çoğunlukla bu iki tazminat türüne yoğunlaşarak tazminat talep etme sürecini inceleyeceğiz.

Tazminatımı Alamıyorum Nereye Başvurmalıyım?

İşçinin tazminat alacaklarının ödenmemesi halinde haklarını aramak adına yasal sürece hazırlanmalıdır. Başvuru süreci şu adımlar şeklinde yapılmalıdır:

  1. Başvurudan önce işçinin hangi tazminatları talep edeceğinin belirlemesi gerekmektedir. İşçinin işten neden çıkarıldığı veya çıktığı, işten çıkarılma sürecinde olası hukuka aykırılıkların belirlenmesi ve sürecin usule uygun yürütülüp yürütülmediği gibi hususlar incelenmelidir.
  2. Talep edilecek tazminatı ispatlamaya yarayan tüm belgelerin toplanması gerekmektedir. Bu belgeler SGK hizmet dökümü, ücret bordroları, elektronik yazışmalar vs. gibi delil sunulabilecek her şey olabilmektedir.
  3. Zorunlu arabulucuğa başvurularak dava yoluna gitmeden uyuşmazlığın çözülmesi denenmelidir. Bu süreç sonunda işçi ve işveren uyuşmazlığı çözümler ve işçi ödemelerini alırsa dava yoluna gitmesine gerek kalmayacaktır.
  4. Arabuluculukta uyuşmazlığın giderilememesi durumunda İş Mahkemesinde dava açılmalıdır.

Tüm bu aşamaların bir iş avukatı ile yürütülmesi önem teşkil etmektedir. Zira iş hukuku uygulaması teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren bir dal olup, usule ve esasa ilişkin hataların yapılması ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir. Uzman bir iş avukatı:

  • İşçinin hukuken ne tür tazminat kalemlerini almaya hakkı olduğunu belirler.
  • Hakkı ispata yarar delilleri tespit eder ve değerlendirir.
  • Arabuluculuk sürecini başlatır, toplantılarda işçiyi temsilen gerekli müzakereleri gerçekleştirir.
  • Uyuşmazlığın arabuluculukta çözümlenmemesi halinde dava açar, takip eder ve neticelendirir.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Zorunlu arabuluculuk, işçi ile işveren arasında iş sözleşmesinden veya kanundan doğan alacak ve tazminat talepleri ile işe iade davaları için geçerlidir. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, ücret ve ücret ekleri, ayrımcılık ve sendikal tazminat gibi talepler bu kapsamda yer almaktadır.

Kişi bakımından zorunlu arabuluculuk, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçiler, Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemi adamları, Basın İş Kanunu’na tabi gazeteciler ile Türk Borçlar Kanunu kapsamında hizmet sözleşmesiyle çalışanları kapsamaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar ve bazı sözleşmeli kamu görevlileri ise zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. İş ilişkisinde asıl işveren, alt işveren, devreden veya devralan işveren gibi tüm taraflar bakımından arabuluculuk dava şartı geçerlidir.

Zorunlu arabuluculuk başvurusu adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına yapılmaktadır. Arabuluculuk bürosu olmayan yerlerde arabuluculuk bürosu sıfatıyla görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından işlemler gerçekleştirilmektedir.

Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Anlaşması

Zorunlu arabuluculuk, iş hukuku uyuşmazlıklarında tarafların mahkemeye başvurmadan önce uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözmelerini amaçlayan bir dava şartıdır. Zorunlu arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanması, taraflar açısından en ideal sonuç olarak kabul edilmektedir. Tarafların anlaşmaya varması halinde, arabulucu tarafından düzenlenen anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılmakta ve icra edilebilirlik kazanmaktadır. Bu durum, uzlaşma sonucunda varılan hükümlerin bağlayıcılığını ve hukuki güvenliğini artırmaktadır. Özellikle işçi alacakları ve tazminatlara ilişkin uzlaşmalar, tarafların gelecekte doğabilecek yeni uyuşmazlıklarını da önleyici bir işlev görmektedir.

Arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varıldığı takdirde ihtilaf sonlanmış olacaktır. Ancak zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmanın kısmen sağlanması da mümkündür. Bu durumda işçi, hakkını anlaşma sağlanamayan kısım yönünden mahkeme nezdinde talep edebilecektir.

Arabuluculuk Sürecinde Anlaşmaya Varılmaması

Tarafların taleplerinin örtüşmemesi, uyuşmazlığın hukuki veya maddi boyutunun karmaşık olması gibi hallerde uzlaşmama durumu ortaya çıkabilmektedir. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasıyla arabulucu tarafından düzenlenen son tutanak, dava açılabilmesi için gerekli olan dava şartını yerine getirmektedir. Bu durumda işçi dava dilekçesine son tutanağın aslını veya onaylanmış bir örneğini ekleyerek İş Mahkemesinde davasını ikame edebilecektir.

İşçilik Alacakları Davası

İşçi ile işveren arasında iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda, işçinin belirli şartları taşıması halinde tazminat hakkı doğar. İşverenin bu ödemeleri yapmaması halinde işçi, yasal yollara başvurarak alacaklarını talep edebilmektedir. Arabuluculuk süreci sonuçsuz kaldığında işçi, tazminat alacağı için iş mahkemesinde dava açar.

Davada Talep Edilebilen Haklar

İşçi alacakları davaları, işçinin işverenden talep edebileceği hakları içerir. Bu hakların başlıcaları kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacakları, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarıdır.

Zamanaşımı Süresi

İşçi alacakları davasında zamanaşımı talep edilen alacağa göre değişmektedir. Yazımızda yoğunlaştığımız kıdem ve ihbar tazminatı ve işçi alacakları için zamanaşımı süresi 5 yıldır. İşçinin alacaklarını talep etmek için bu yasal süreyi aşmaması gerekmektedir.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

İşçi alacaklarına ilişkin davalar İş Mahkemelerinde açılmaktadır. İş Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, İş Mahkemesi sıfatıyla yetkilidir. Davacı, dilekçesini davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer İş Mahkemesine hitaben yazmalıdır. Birden fazla davalı varsa, bunlardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Dava Dilekçesinin Hazırlanması

İşçilik alacaklarına ilişkin dava dilekçeleri teknik detaylar içerir ve özenle hazırlanmalıdır. Dilekçede, davacı olan işçinin ve davalı olan işverenin açık kimlik ve iletişim bilgileri yer almalıdır. Eğer avukat varsa adı soyadı, ve adresi de dilekçede belirtilmelidir. Ayrıca olayların özeti ve açıklamaları açık bir şekilde sunulmalı, talep edilen alacaklar sıra halinde belirtilmelidir. Arabuluculuk süreci sonucunda düzenlenen son tutanağın da aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenmelidir.

Alacakların İspat Edilmesi

İşçi alacaklarının ispatı büyük önem taşır ve taraflara düşen sorumluluklar farklılık gösterir. İş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir nedenle feshedildiğini iddia eden taraf iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçilik alacaklarının ödendiğinin ispat yükü ise işverene aittir. Fazla mesai, hafta tatili ve UBGT alacaklarının doğduğunun ispatı işçiye düşmektedir. İşçi, yazılı belge yoksa tanık beyanı kullanabilmektedir. Yıllık izinlerin kullandırıldığının ispat yükü ise işverene aittir. İşveren yıllık izinleri kullandırdığını imzalı izin defteri veya başkaca yazılı delillerle ispatlamalıdır.

İşçi açısından tanık delili, özellikle yazılı belge bulunmayan durumlarda sıkça kullanılmaktadır. Ancak tanıkların davacı ile aynı dönemde çalışmış olması ve ihtilafa vakıf olması önemlidir.

Davanın Sonuçlanması

Yargılama sonucunda hakim, davanın kabulü yönünde karar verirse işçilik alacaklarının işverenden tahsili ile işçiye ödenmesi yönünde hüküm kurar. İşveren karara rağmen ödemeyi yapmazsa işçi, icra takibi başlatıp alacağını yasal yollardan tahsil edebilecektir.

İcra sürecinde işverenin mal varlığı üzerinde haciz işlemleri yapılabilmektedir. Banka hesaplarına, maaşlara veya taşınmazlara yönelik hacizler, işçinin alacaklarının tahsili için kullanılmaktadır. Bu süreç, işçinin alacağını güvence altına almasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

İşçilik alacakları nelerdir?

İşçinin işverenden talep edebileceği bir çok alacak söz konusu olabilmektedir. Bunların başlıcaları kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, prim, ikramiye, yol ve yemek alacaklarıdır.

İşçi tazminat davası açmadan önce ne yapmalıdır?

Zorunlu arabuluculuğa başvurup uyuşmazlığı çözmeye çalışmalıdır. Ancak anlaşma olmazsa arabulucudan son tutanağın bir örneğini alıp dava dilekçesine koyarak dava açabilmektedir.

İşçilik alacakları davasında zamanaşımı nedir?

Ücret, fazla mesai, izin, tatil alacakları: 5 yıl
Kıdem ve ihbar tazminatı: 5 yıl

Sigortasız çalışan İşçi dava açabilir mi?

İşçi, hizmet tespiti davası açabilmektedir. Aynı zamanda işçilik alacaklarını da talep edebilmektedir. Tanık beyanları bu tür davalarda büyük önem teşkil eder.

İşçi alacaklarını nasıl İspat eder?

Bordrolar, banka kayıtları, yazışmalar, tanık anlatımları vb. gibi delil olarak sunulabilecek her belge kullanılabilmektedir.

İşçilik davası ne kadar sürer?

Yaklaşık 1-2 yıl sürmektedir. Bu süreler olası itirazlarda uzayabilmektedir.

İşçi davayı kazanırsa masrafları kim öder?

Mahkeme masrafları ve vekalet ücreti yargılama sonucunda haksız çıkan tarafa yükletilmektedir.

Zorunlu arabuluculuk nedir?

Bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurarak çözüm aramak yasal olarak zorunludur. İşçi alacakları talepleri zorunlu arabuluculuğa tabi olan uyuşmazlıklardandır. Arabuluculuk yapılmadan açılan davalar, usulden reddedilmektedir.

Kıdem ve İhbar tazminatı için zorunlu arabuluculuk şart mıdır?

İşçi–işveren alacakları, tazminatlar, işe iade gibi uyuşmazlıklarda dava yoluna gitmeden önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur.

Zorunlu Arabuluculuğa başvurmazsam ne olur?

Bu durumda açılacak dava, mahkemece, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilecektir.

Arabuluculuk başvurusu nereye yapılır?

Adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına ve arabuluculuk bürosu olmayan yerlerde sulh hukuk mahkemesi yazı işleri aracılığıyla yapılmaktadır.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Genel olarak süreç en fazla bir ay içinde tamamlanmaktadır.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava açabilir miyim?

Anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslı veya onaylı bir örneği dava dilekçesine eklenerek dava açılabilmektedir.

Arabuluculukta avukat bulundurmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir. Ancak hak kayıplarına uğramamak adına tüm hukuki sürecin alanında uzman bir iş hukuku avukatı tarafından yürütülmesi önem arz etmektedir.

Av. Emre ACUN

UYARI: Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Emre ACUN‘ a ait olup izinsiz olarak kopyalanamaz veya yayınlanamaz. Ancak okuyucularımızın, makale ve diğer içeriklerimizi dilekçelerinde kullanmaları serbesttir.