Güncellenme Tarihi: Aralık 13, 2025
Kazanılmış örnek mobbing davaları, mobbingin ispatının zorluğu sebebiyle önem teşkil eder. Yazımızda yer verdiğimiz yaşanmış mobbing örnekleri, mobbingin kapsamını anlamak ve mobbing davası açmak açısından faydalı olacaktır.
Kazanılmış Mobbing Davası Örneği 1
İşçinin İddiaları
İşçi 1994-2010 tarihleri arasında işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Günlük 12-13 saat çalıştırılma derecesinde fazla mesai yaptırıldığını ancak fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini beyan etmiştir. Ayrıca işçi mobbinge maruz kaldığını da belirterek manevi tazminat talep etmiştir.
İşverenin Savunması
İşveren, işçinin ücretine fazla mesainin dahil olduğunu iddia etmiştir. Mobbing konusuna gelince, işçinin personelle sık sık tartışma yaşadığı, bu sebeple iki kez ikaz edildiği yönünde beyan vermiştir. Ayrıca işyerinde veriminin düşük olduğu gerekçesiyle şubesinin değiştirildiği ve bu sebeple işten çıkarıldığı yönünde savunma yapmıştır.
İş Mahkemesinin Kararı
Mahkeme, dosyada bulunan işçinin ve işverenin tanıklarının anlatımları ile mevcut diğer delillerin birlikte değerlendirilmesinden, işçiye sistematik ve sürekli psikolojik baskı uygulandığını gösterir kuvvetli deliller bulunmadığı, kişilik hakları veya sağlığının sistematik ve ağır bir saldırıya uğradığı yönünün kuşkudan uzak delillerle yeterince ortaya konulmadığı kanaatiyle davanın reddine karar vermiştir.
İşçi bunun üzerine, kararın bozulması talebiyle, davayı Yargıtay’a taşımıştır.
Sonuç
Yargıtay, dosyadaki incelenen elektronik yazışmalar, sağlık raporları ve tanık beyanları gibi delilleri incelemiştir. Bu delillere göre:
- İşyerinde bir çalışanın, davacı işçinin üstüne ve masasına belgeler fırlatmış olduğu,
- Görev değişikliği nedeniyle sağlık sorunlarına varan bir mağduriyet yaşadığı,
- İşyerinde amirleri tarafından sıklıkla kırıcı ve baskıcı bir tonla iletişime maruz bırakıldığı,
- Emaillerde hakkında “densiz” dendiği,
- Banka müdürü tarafından “sorun çıkaran, uyumsuz, sevilmeyen, kavgacı” olarak gösterildiği,
- Diğer çalışanlardan izole edildiği,
- Cumartesi günleri çalıştırıldığı, adaletsiz ve düzensiz bir çalışma düzeni olduğu,
- Mobbing sonucu anksiyete bozukluğu, aşırı stress gibi sağlık sorunları yaşadığı,
- Sağlık sorunlarından dolayı sık sık rapor almak durumunda kaldığını,
- Durumu düzeltmek için çaba göstermesine rağmen bir sonuca varamadığı,
yönünde, yani mobbing vakasının yaşandığı yönünde, güçlü emareler görüldüğünü belirtmiştir. İşçi mobbinge dair kuşku yaratacak olguları ortaya koyduğu için ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Yargıtay bir vakanın mobbing sayılması için kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edilmesinin şart olmadığının, haksız davranışların varlığının mobbing için yeterli olduğu belirtmiştir.
Yargıtay, yerel mahkemenin, “işçinin sistematik ve sürekli psikolojik baskıya uğradığına ve kişiliğe ağır bir saldırının gerçekleştiğine dair kuşkudan uzak delillerin bulunmadığı” yönündeki verdiği kararı bozmuştur.
(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 27.12.2013 Tarih, 2013/293 Esas, 2013/30811 Karar Sayılı İlamı)

Kazanılmış Mobbing Davası Örneği 2
İşçinin İddiaları
İşçi, 22 yılı aşkın süredir söz konusu bankada çalışmakta, bu 22 yılın son 10 yılı da Bornova şubesinde çalışmaktadır. Bankada yapılan, gizli kalması gereken “360 derece performans değerleme” sonuçlarının ardından şube müdürü tarafından hedef haline gelip mobbinge maruz bırakıldığını iddia etmiştir. İşçinin iddialarına göre:
- Şube müdürü, diğer çalışanlar önünde davacı işçiye karşı yetersiz hissettirici, aşağılayıcı, küçük düşürücü söylemlerde bulunmuştur. Onu beceriksizlik ve hiç bir şeyi bilmemekle suçlamıştır. Bir toplantıda, sonuçlardan memnuniyetsizliğinden bahsetmiş ve tehditkar bir ifadeyle 2-3 istifa dilekçesi beklediğini dile getirmiştir. İşçi, şube müdürüyle yaptığı bir arama sonrası ağlama krizine girip, hastaneye götürülmüştür. Şube müdürü davacı işçi ile birlikte memnun olmadığı bir kaç isçiye karşı sürekli sorgulayıcı ve baskıcı davranışlar sergilemeye başlamıştır.
- İşçi, yaşadığı saldırının mobbing olduğunu belirterek işverene ihtarname göndermiş ancak bir sonuç alamamıştır.
- Çabaları sonuçsuz kalan işçinin bu mobbing karşısında sağlığı zarar görmüş, Ege Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında anksiyete bozukluğu teşhisi konulmuştur.
- Sağlık sorunlarından ötürü sık sık rapor almak zorunda kalan ve işe bu sebeple devam edemeyen işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından haksız sebeple feshedilmiştir. İşveren, işverenin işçiyi gözetme borcunun ihlal etmiştir.
Bu sebeple davacı işçi, işe iadesini ve davanın kesinleşmesine kadar boşta geçen dört aylık ücret ile davalı tarafça işe başlatılmama halinde sekiz aya kadar iş güvencesi tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İşverenin Savunması
İşveren cevap dilekçesinde işçinin iş sözleşmesinin feshine kadarki süreçte çok sık rapor alarak işe gelmediğini ve bu sebeple işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini öne sürmüştür. Davalı işveren, bu iddiasını 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesindeki sağlık sebepleri ile ilgili bendlere dayandırmıştır.
İşverenin savunmasına göre bir işçinin hastalık nedeniyle işten çıkarılabilmesi için raporlu olduğu sürenin işçinin ihbar süresi + 6 haftayı aşması gerekir. Davacı işçi için ihbar süresi 8 hafta + eklenen 6 hafta ile toplam 14 hafta, yaklaşık 98 gündür. Ancak işçi bu süreçte, toplamda 110 gün raporlu olarak yasal sınırı aşmıştır. İşveren bu sebeple iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davanın haksız olarak açıldığını iddia etmiştir. Davanın reddini talep etmiştir.
İş Mahkemesi Kararı
İş Mahkemesi, davacı işçinin, davalı işyerinde işveren tarafından sürekli ve sistematik bir biçimde aşağılandığı, kişiliği ile saygınlığının zedelendiği ve kötü muameleye maruz kaldığı hususunu şüpheden uzak bir şekilde ispat edemediği, bu sebeple mahkemece davacıya mobbing uygulandığına dair kanaate varılamadığı, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25-I. maddesinde belirtilen sağlık sebepleri uyarınca haklı sebeple feshedildiği sonucuna vararak davacı tarafından açılan işe iade davasının reddine karar vermiştir.
İşçi bunun üzerine, kararın bozulması talebiyle, davayı Yargıtay’a taşımıştır.
Sonuç
Yargıtay, işçinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/I. maddesi uyarınca feshedilemeyeceğini belirtmiştir. 25/I. madde, işçinin kendi kusuruyla ortaya çıkan (bağımlılıklar, kötü yaşam tarzı vs.) hastalıkları kapsar.
Ancak bahsi geçen işçinin durumunda, şahit anlatımları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
- Sürekli ve sistematik şekilde aşağılandığı, kişiliğinin ve saygınlığının zedelendiği, kötü muameleye maruz kaldığı,
- Yaşananlar sonucunda işçiye çarpıntı, uykusuzluk, tedirginlik, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk, kırgınlık ve sıkıntı hissi bulguları üzerine anksiyete teşhisi konulduğu,
- Hasta değerlendirme formunda hastanın bahsi geçen mobbing sürecinde başlayan ve üç hafta yoğun olarak seyreden, anksiyete, çarpıntı, titreme, mide krampları, ağlama krizi ve çenede kasılma görüldüğü,
- İşçinin böyle rahatsızlıklara sebep olacak ailevi veya çevresel herhangi bir sebep olduğuna dair delil sürülemediği,
mobbing olgusu söz konusudur. Bu durumda işçinin, hastalanmakta ve rapor kullanmakta herhangi bir kusuru yoktur. İş sözleşmesi haklı nedenle feshedilemez.
Mobbingin ispat zorluğu sebebiyle yüzde yüzlük bir ispat aranmaz. Vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispat yeterlidir.
Yargıtay, yerel mahkemece verilen kararı bozmuş ve işçinin işe iadesi lehine karar vermiştir.
(22. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2014 Tarih, 2014/2157 Esas, 2014/3434 Karar Sayılı İlamı)
Kazanılmış Mobbing Davası Örneği 3
İşçinin İddiaları
Davacı-birleşen dosya davalısı işçi, Ankara’da çalışıyorken, İstanbul’da süresiz görevlendirilmiştir. Eşi ve çocuğunun Ankara’da yaşıyor olması sebebiyle bu görevlendirmenin aile birliğini bozduğunu belirtmiştir. İşçi bu sebeple görevinin kaldırılmasını talep etmiş ancak reddedilmiştir. İşçi ayrıca yeni işyerinde, bilgi ve tecrübesine uygun görev verilmediğini beyan etmiştir. Pasifize edilerek işe yaramayan işçi olarak gösterilmeye çalışıldığını da eklemiştir. İşveren tarafından mobbinge uğrayarak mağdur edildiğini ve istifasının haklı nedenle fesih olduğunu dile getirmiştir. Kıdem, ihbar, ağustos ayı ücreti, birleşen davasında mobbing nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
İşverenin Savunması
Davalı-birleşen dosya davacısı işveren, İstanbul’un turizm ve ekonomi açısından önemli olduğunu ve işçinin yetenek ve tecrübesine bu şehirde ihtiyacının olduğunu belirtmiştir. İşçinin istifasının haklı nedenle fesih olmadığını, bu sebeple taleplerinin haksız olduğunu iddia etmiştir. Birleşen davada ihbar tazminatını talep etmiştir.
Sonuç
Yargıtay kararında mobbingin detaylı bir tanımını yapmıştır. Sonrasında işçiye mobbing uygulandığını ve bu yöntemle istifaya zorlandığına karar vermiştir. Böylece davacı-birleşen dosya davalısı işçi, kıdem, ihbar ve mobbing nedeniyle manevi tazminata hak kazanmıştır. Maddi tazminat ise delillerin değerlendirilmesini gerektirmiştir.
(22. Hukuk Dairesi’nin 31.05.2016 Tarih, 2015/11958 Esas, 2016/15623 Karar Sayılı İlamı)
Acun Hukuk & Danışmanlık
UYARI: Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Emre ACUN‘ a ait olup izinsiz olarak kopyalanamaz veya yayınlanamaz. Ancak okuyucularımızın, makale ve diğer içeriklerimizi dilekçelerinde kullanmaları serbesttir.













